SAHİH-İ MÜSLİM

     Konular Numaralar  

 

 

1095 nolu Hadis’in İzahı:

 

Bu hadisi Buhâri, Tirmizî, Nesâi ve îbni Mâce  «Kitâbu's-Savm» da tahric etmişlerdir.

 

Tirmizî onu tahric ettikten sonra: «Bu bâbda Ebû Hureyre, Abdullah b. Mes'ûd, Câbir b. Abdillah, îbni Abbâs, Amru'bnü'l-As, İrbâd b. Sâriye, Utbetü'bnü Abd ve Ebu'd-Derdâ (Radiyallahu anhûm) hazerâtından da hadîsler rivayet olunmuştur.» demektedir.

 

Bunlardan başka Hz. Ali, Abdullah b. Amr, Abdullah b. Ömer, Ebû Ümame, Ebu Said-i Hudri, Mikdân b. Ma'dikerib, Âişe, Meyserâ (Radiyallahu anhum) ile ismi bilinmeyen bir zât'dan da hadîsler rivayet olunmuştur:

 

1) Ebû Hureyre (Radiyallahu anh) hadisini Nesâi hem merfû hem mevkuf olarak rivayet etmiştir. Lafzı babımızın Enes (Radiyallahu anh) hadîsi gibidir. Ebû  Ya'Iâ'nın rivayetinde :

 

— Resulullah (Sallallâhu Aleyhi ve Sellem) sahur yemeği ile tirit hakkında bereket duasında bulundu.»; başka bir rivayetinde de:

 

Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Sahur berekettir, tirit berekettir, cemâat da berekettir, buyurdular.» denilmektedir.

 

2) Abdullah b. Mes'ud hadîsini yine Nesâi merfû ve mevkuf olarak tahrîc etmiş :

 

«Mevkuf olması daha doğrudur.» demiştir.

 

3) Câbir (Radiyallahu anh) hadîsini îbni Adiyy «EI-Kamil» nâm eserinde babımız hadisi tarzında rivayet etmiştir.

 

4) İbni Abbâs (Radiyallahu anh) hadîsini Îbni Mâce tahric etmiştir. Mezkûr hadîsde Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :

 

«Sahur yemeğinden gündüzün orucu kaylûleleden de gecenin namazı için istifade edin.» buyurmuşlardır.

 

Bu hadîsi Hâkim de «Müstedrek» inde tahrîc etmiştir.

 

5) Amru'bnü'l-Âs hadîsini Müslim ile Nesâi tahrîc etmişlerdir. Babımızda bu hadîsden sonra görülecektir.

 

6) îrbâd b. Sâriye hadîsini Ebû Dâvud ile Nesâi tahrîc etmişlerdir. Hz. İrbâd şöyle demiştir:

 

«Beni, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Ramazanda sahur yemeğine davet etti de:

 

«Mübarek yemeğe buyur, dedi.»

 

Nasâi'nin rivayetinde «Buyur» yerine «Buyurun» denilmiştir. Bu hadîsi İbni Hibbân dahi «Sahîh»inde tahrîc etmiş, İbnü'l-Kattâr ise zayıf bulmuştur.

 

7) Utbetü'bnü Abd ile Ebu'd-Derdâ rivayetini îbni Adiyy «El-Kamil» nâm eserinde tahrîc etmiştir. Bu rivayette  Utbe ile Ebu'd-Derdâ (Radiyallahu anh) şöyle demişlerdir :

 

«Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) gecenin sonunda sahur yiyin, buyurdu. Bunun mübarek bir öğün olduğunu söylüyordu.»

 

8) Hz. Ali hadîsini yine Îbni Adiyye tahrîc etmiştir. Bu hadîste Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem);

 

«Bir yudum suyla olsun sahur yapın, bir vudum suyla olsun İftar edin.» buyurmuşlar.

 

Yalnız hadîsin senedinde metruk bir râvi olan Hüseyin b. Abdullah vardır.

 

9) Abdullah b. Amr (Radiyallahu anh) hadisini İbni Hibban  «Sahih» inde rivayet etmiştir. Bu rivayette dahî : Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):

 

  «Bir yudum suyla olsun sahur yapın, buyurdular.» denilmektedir.

 

10) Abdullah b. Ömer (Radiyallahu anh) hadîsini yine İbni Hibbân tahric etmiştir.

 

Mezkûr rivayette Hz. Abdullah şöyle demektedir: Resûlullalı (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :

 

  «Şüphesiz kî Allah ve melekleri sahur yiyenlere salat  eylerler.» buyurdu.

 

11) Ebû Ümâme (Radiyallahu anh) hadisini Taberâni «Müsned» inde tahrîc etmiştir. Hz. Ebû Ümâme şöyle demiştir: Ben, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'i :

 

  «Ya  Rabbî,  Ümmetime sahur yemeğinde bereket ver. (Ey ümmetim}, bir yudum suyla, bir hurma tanesiyle, bir kaç kuru üzüm tanesiyle de olsa sahur yapın. Zira melekler size Salât eylerler, buyururken işittim.»

 

Hadisin isnadı hakkında süz edilmiştir.

 

12) Ebû Saîd-i Hudrî (Radiyallahu anh) hadîsini imam Ahmed b. Hanbel «Müsned» inde tahrîc etmiştir. Hz. Ebû Saîd şöyle demektedir: «Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :

 

  «Sahur berekettir, velev ki biriniz onu bir yudum suyla  yapsın. Çünkü Allah Azze ve Cell ile melekleri sahur yiyenlere salât eylerler, buyurdu.»

 

Bu hadîsi İbni Adiyy dahi biraz lâfız farkıyla rivayet etmiştir, îsnâdı hakkında söz edilmiştir.

 

13) Mikdân b. Ma'dikerîb (Radiyallahu anh) hadîsini Nesâi  merfû ve mürsel olarak rivayet etmiştir.

 

Bu hadîste Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) : «Sahura devam edin. Çünkü o mübarek bir öğündür.»    buyurmuşlardır.

 

14) Âişe (Radiyallahu anha) hadîsini Ebû Ya'la Müsnedinde tahrîc etmiştir. Mezkûr rivayette Hz. Âişe şunları söylemiştir. «Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :

 

  Bize mübarek yemeği yani sahuru getir, buyurdular.   Halbuki çok defa bu yemek iki hurma tanesinden ibaret olurdu.»

 

15) Meyserâ hadîsini Ebû Nuaym-ı İsfahani tahrîc etmiştir. Meyserâ (Radiyallahu anh) şöyle demiştir; Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) :

 

  «Bir lokma veya bir kaşık çorba ile olsun sahur yapın. Çünkü o, bereket yemeğidir. Sahur sizin orucunuzla  Hiristiyanların orucu arasında huduttur.» buyurdular.

 

Bu hadîs hakkında soz edilmiştir. Zehebi, Meysera (Radiyallahu anh)'in Basra bedevilerinden bir sahâbi olduğunu, Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'e :

 

  Sen ne zaman Nebi oldun ya Resûlallah? diye sorduğunu kaydeder.

 

16) îsmi bilinmiyen sahâbinin hadîsini Nesâi tahrîc etmiştir. Bu hadîste: «Nebi (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in yanına girdim, sahur yemeği yiyiyordu :

 

  Bu yemek berekettir, bu sîze Allah'ın verdiği bîr berekettir. Onu bırakmayın, buyurdular.»  denilmektedir. Râviler, mutemetdirler.

 

Rcsûlulluh (Sallallahu Aleyhi ve Sellem)'in «Sahur yiyin,

emri bilıuım nedib ifâde eder.

 

Sahur kelimesi : Suhur şeklinde de rivayet edilmiştir.

 

Bereket kelimesini ulemâ muhtelif şekillerde tefsir etmişlerdir. Şöyle ki:

 

a) «Bereket» den murâd: Az olan yiyeceğe oruca yardımı olaenk şekilde kuvvet bahşetmektir. Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) 'in :

 

«Bir yudum suyla, bir hurma tanesiyle de olsa...» buyurması bunu delâlet eder. Bu, Allah'ın halk ettiği bir hususiyettir.

 

b) «Bereket» den murâd: Muâhaza olunmamaktır. Nitekim Hz. Ebû Hureyre'den rivayet olunan bir hadîsde :

 

— «Üç şey vardır ki bunlar üzerine kul hesaba çekilmez : Sahur yemeği, iftar yemeği ve din kardeşleriyle birlikte    yenilen yemek.» buyurulmuştur.

 

c) Bereketten murâd : Oruç v.s. gibi gündüz amellerine kuvvet kazanmaktır.

 

d) Bereket'den ruhsat ve sadaka mânâsı kastedilmiştir.

 

Bu ruhsat iftar zamanında yemek üzerine yemekden ibaretti, sonra nesholundu.

 

Bereket lugatta «Ziyade- ve «Artış» mânâsına gelir.

 

Kaadi îyaz: «Bu bereket sahura kalkan kimsenin zikir, namaz istiğfar v.s. gibi ziyâde amellerinden ibaret de olabilir. Zira insan sahura kalkmasa bunları yapamaz, onları terketmiş olur.» diyor.

 

Ulemânın ihtilâfından çıkmak için her gün oruca ayrı ayrı niyetlenmeyi de bunlar meyânında zikrediyor.

 

îbni Dakiki'l-îd'e göre burada ki bereket uhrevî amellere ve, dünysvî amellere de âit olabilir.